• https://www.facebook.com/orduobjektifdergisi/
  • https://plus.google.com/u/0/104259661404264615891
  • https://twitter.com/objektif_dergi

Kırgınlar Var, Küskünler Var

Siyaset 24 saatin içine sığmayacak kadar büyük, 24 saatin içinde eriyip gidecek kadar küçüktür. Yaptığın siyasete bağlıdır.


Son 688 Sayılı KHK ile 416 kişi, tasfiye edildikleri kamu görevlerine geri döndüler. İçlerinde polis, asker, hâkim, doktor, akademisyen, diyanet mensubu gibi memurlar var.

Yani at izi, it izi ayıklaması! Süleyman Soylu’nun açıklamasına göre 113 bin kişinin gözaltına alındığı bir yerde, bu kadar “hata payı” normal mi? Evet ve Hayır kampanyasında 113 000x4 kişi= 452 bin vatandaş eder. Bu rakam % 3 oy dilimi demektir. % 1 için takla atan siyasetçiler % 3 e, çölde devesini bulmuş mağribi gibi sevinmez mi? Siyasetçiler son dönemece girerken en son kozlarını saklamaktadırlar.

Demiştim ki küskünler ordusu oluşturmayalım. Hapiste yatan veya görevinden alınıp sokağa salınmış bunca insana adalet yetişmezse adaletsizlik birçok siyasetçiyi siyaset sahnesinden siler götürür. Çünkü öyle insanlarımız var ki şu an sadece boynunu bükmüş ve ellerini açmış Hakk’a dua etmektedirler. Bir taraftan yakınlarının kurtulması bir taraftan da kendisi gibi gördüğü Cumhurbaşkanımıza dua etmektedirler. Ancak Cumhurbaşkanımıza dua ederken çok buruk, çok kırgın dua etmektedirler. Bırakmayı, terk etmeyi düşünmüyorlar, ancak kalpleri çok kırıktır bu insanların. Bu da seçimi çok etkileyecek bir durum olarak görünüyor.

 

MİT harıl, harıl çalışıyor. Çalışıyor ama iş üretmiyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın hızına ulaşamıyorlar. Kurumlarda bir keşmekeş, bir karışıklık olduğu da ortadır.  Acaba daha kaç alakasız “it izine kurban” gitmişken, kaç elebaşı kamuda el üstünde, makamlarda, faaliyetlerine devam ediyor. Kamuda FETÖ mücadelesinde yanlışlar yapıldı ve yapılıyor.

 

1-      Mücadele aşağıdan, yukarıya yapılıyor. İşçi, memur, uzman, kameraman, öğretmen, mühendis… Bu yanlış. Yukarıdan aşağıya olmalıydı. Alt kademedekiler ibadet, orta kademe ticaret, üst kademe ihanet içindedirler denildi. Katılıyorum. Bataklığı kurutmak gerekmez miydi? İhanet çeteleri bütün kurumların hala iliğini emmeye devam ediyorlar.

2-      Önce müsteşar, genel müdür, yardımcıları, daire başkanları görevlerinden alınmalıydı. Önce mücadeleyi yürütecek ekip soruşturmalı, araştırılmalıydı. Ne yazık ki, mücadele, bunlar eliyle yapılıyor!

3-      Kurum yöneticileri arasındaki Gezi’ci tipli, sol görüşlü yöneticilere aşırı solcu / FETÖ’cülere hiç dokunulmadı. Bunların şu an kılıçlarının önü de arkası da kesiyor. Ve bunlar, kurumlarındaki gerçek FETÖ’cüleri görmezden gelip, alakasızları tasfiye ettiler ve etmeye devam ediyorlar.

4-      Kamuda çalışanların, yöneticilerine, DEVLETE güveni kalmadı. Devlet babadır. Baba evlatları arasında adaletle ve sulhla davranır. Evlatları birbirine düşürmez. Vatandaş Devlet Babaya derdini anlatıyor. Devlet baba, dertliyi dinleyeceği yerde dert açanlarla dertliyi karşı karşıya getiriyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın, CİMER gibi yerlere yerleştirdiği kişi ve kişilere bakması gerekiyor. Kale içten devriliyor. Komuta kademesi ele geçerse, ordu mağluptur.

İstirham ediyorum şu ayetleri bugünün şartlarını düşünerek okuyunuz. Ey iman edenler! Kendi dışınızdakilerden sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Kin ve düşmanlıkları ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Düşünürseniz biz size ayetleri açıkladık. İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz. Hâlbuki ki onlar sizi sevmezler. Siz kitabın hepsine inanırsınız, onlar, sizinle buluştukları zaman “inandık” derler. Baş başa kaldıkları zaman da kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki; kininizle geberin. Şüphesiz ki Allah, gönüllerin özünü bilir. Size bir iyilik dokunsa fenalarına gider. Başınıza bir kötülük gelse onunla sevinirler. Eğer sabreder ve Allah’tan gereğince ittika ederseniz, onların hileleri size hiçbir zarar vermez. Çünkü Allah onları kendi amelleri ile kuşatmıştır. (Ali İmran 118, 120) bu ayetleri ne olur herkes düşünsün. Sıradan vatandaş da en tepede ki yöneticiler de düşünsünler. Kim dost kim düşman bunu artık akıllarımızla anlayalım. Kırgınlar ve küskünler var. Bunlara merhamet edilmesi gerekir. Bunlar da devletimizin büyüklüğüne, adaletine güvenmelidirler. Hem de devlete inanmalıdırlar.

Bugün, “evet – hayır” kampanyasında karamsarlar, aklı karışmışlar, gönlü kırılmışlar var. Hatta Cumhurbaşkanımızı sevdikleri halde onunla ilgili yapılan karalama kampanyaları sebebiyle kalplerine kuşku düşmüşler var. Ben inanıyorum ki herkesin kalbi kendisine doğru yolu gösterecektir. Kalbinize bakın o size kıblenizi bulduracaktır. Lakin hata yapan bir insanı sadece hatasıyla baş başa bırakırsanız o insanı hatalar yumağı içinde bırakırsınız. Bizim amacımız, insanlara tebliğde bulunmaktır. Hidayet Allah’a aittir. Yazmakla asla doğru ve günahsız olduğumuzu iddia etmiyorum. Ama hatalardan dönmeninde bir erdem olduğunu biliyorum. Hatalarımdan dolayı hem Yüce Allah’tan hem hemhal olduğumuz kardeşlerimizden özür diliyorum. Tam üç ayların içindeyiz. Bütün günahlarımız af olmasını niyaz ediyorum. Bakınız etrafınıza hem kırdık hem kırıldık. Lakin Devlet olmazsa, dinimizi yaşamak için hicret etmemiz gerekir. Nereye? Eğer gidemeyeceksek, Devletimizi ve milletimizi yüceltmek için EVET deyip yürümeliyiz.

Selam ve dualarımla.

Saim ORAL, İstanbul Medeniyet Üniversitesi 6.04.2017

 

Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   142 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın