Ordu sonsöz

Gözünü kırpmadan düşmanla savaştı

Seğmenler, Orta anadolu’un Ankara’nın yiğididir, delikanlısıdır. Türklerin ana doluya girişleriyle hemen hepsi Ankara’nın köylerine yerleşmişlerdir. Milli Mücadele’de aldıkları görevler ve elde ettikleri başarılarıyla halkla daha da bütünleşmişlerdir. Güvençli İbrahim Çavuş da seğmenlerden biridir. Ankara Kazanın Güvenç Mahallesi’nde Molla Mehmetoğulları’ndan Güvençli İbrahim Çavuş’un doğum tarihi bilinmemektedir. Güvençli İbrahim Çavuş, 20 li yaşlarda ailesiyle Kazan’dan Ankara’ya taşındı […]

26 Şubat 2018 - 18:57 'de eklendi ve 422 kez görüntülendi.
Gözünü kırpmadan düşmanla savaştı

Seğmenler, Orta anadolu’un Ankara’nın yiğididir, delikanlısıdır. Türklerin ana doluya girişleriyle hemen hepsi Ankara’nın köylerine yerleşmişlerdir. Milli Mücadele’de aldıkları görevler ve elde ettikleri başarılarıyla halkla daha da bütünleşmişlerdir. Güvençli İbrahim Çavuş da seğmenlerden biridir. Ankara Kazanın Güvenç Mahallesi’nde Molla Mehmetoğulları’ndan Güvençli İbrahim Çavuş’un doğum tarihi bilinmemektedir. Güvençli İbrahim Çavuş, 20 li yaşlarda ailesiyle Kazan’dan Ankara’ya taşındı ve meyve sebze alım satımı yaparak geçimini sağladı.

BATI CEPHESİ’NE GÖNDERİLDİ

Ankara’nın sayılı seğmenlerinden biri olarak tarihteki yerini alan Güvençli İbrahim Çavuş, yiğit, mert ve cesur biriydi. İnandığı değerler uğruna her şeyi göze alırdı. Vatanı uğruna canı fedaydı. Milli Mücadele günlerin Güvençli İbrahim çavuş ve beraberindekiler, padişaha karşı çıkarak ceza evine konulmuş mahkumlardan, seğmenlerden ve öğrencilerden müfrezeler oluşturdular. Oluşturulan bu müfrezeler, İbrahim Çavuş komutasında batı cephesine gönderildi. Burada canla, başla, kahramanca mücadele ettiler.

DÜŞMAN YAKIP YIKARAK İLERLİYORDU

Düşman sert , düşman zorluydu. Üstelik ordusu sayıca çok kalabalıktı. Her türlü silah ve cephane üstünlüğünde ellerinde bulunduruyorlardı. Ama ne fark ederdi Türk halkı kadınıyla , erkeğiyle bu savaşın içindeydi. Kurtuluş ve bağımsızlık için her şey yapmaya hazırdı. Yunan ordusu önlerine ne gelirse yakarak yıkarak ilerliyor kadın erkek, genç yaşlı, çoluk çocuk, demeden öldürüyordu. Halk korkuyla sağa, sola kaçıyordu. İbrahim Çavuş  ‘’ Durun!               Nereye kaçıyorsunuz? Biri bize olup bitenleri anlatsın‘’ diye bağırdılar. Köylüler ‘’ Kaçın, canını seven kaçsın, Yunanlılar geliyor, kaçığının…’’ diye bağırdılar. Durum çok vahimdi, acil önlem almak gerekiyordu. İbrahim Çavuş seğmenlerini etrafına topladı ve bir plan yaptı

 

ATATÜRK’Ü  NEŞE  ÇİNDE  KARŞILADILAR

27 Aralık 1919 ‘da Mustafa Kemal Paşa , Ankaraya gelecekti. Halk çok heyecanlıydı. Herkez daha sabahdan sokaklara döküldü. Planlamalar gereği atamızı en önde seğmenler karşılacaktı. Toplam 3700 seğmen alana dizilmişti. Nihayet Mustafa Kemal Paşa , ilerledikten sonra Ankaralı Güvençli İbrahim ve seğmenlerini gördü. Güvençli İbrahim’in sağ elinde bayrak, sol elinde üzeri altın işlemeli iri bir pala vardı, göğsünde Kur’an-ı Kerim asılıydı

CAN VERMEYE GELDİK

Güvençli İbrahim , Atası’nın karşısında tunçtan bir heykel gibi duruyordu. Mustafa Kemal seğmenleri görünce duygulandı. Onlara dönüp ‘’Burada niçin varsınız’’ diye seslendi. Seğmenler hep bir ağzından “Vatan yolunda can vermeye geldik” dediler.Atatürk’ün  çok sevdiği Güvençli İbrahim Çavıuş,1936 yılında kaybetti.

BİZ  SAĞLIĞINIZA DUACIYIM PAŞAM

İbrahim Çavuş o yıllarda ilgili bir anısını şöyle anlatmıştır. ‘’Mustafa Kemal Paşa ‘nın  Yunan’ı İzmirden denize döküp Ankaraya döndüğü gündü. Büyük zafer günü 80 ihtiyar seğmenden alay yapmışdık. Meclisin önünde karşılıklı oynamıştık. Mustafa Kemal Paşa Ankaraya geldiği gün. Başında boz kalpak üstünde canavar kürklü bir kaput vardı. Beni görünce yanıma yaklaşdı. Kur’an-ı kerim ile bayrağın ucundan öptü. Sonra ban ‘ Nasılsın ağa’ diye sordu. ‘’Sağlığınıza duacıyım, sağ olun paşam’’ dedim

BOŞA ATIŞ YAPMAYIN  YİĞİTLERİM

Bu plana göre, köylüler güvenli bir yere alınacak eli silah tutanlar mevzi alıp seğmenlere yardımcı olacaktı. İbrahim Çavuş ve seğmenleri köyün girişindeki dar bir geçidi tuttular. Herkez siper aldı yunan ordusu göründü olup bitenden habersiz köyü işgale hazırlanıyorlardı. Sayıca üstünlerdi iki topları, üç makineli tüfekleri ve çok sayıda atlı askerleri vardı. İbrahim Çavuş seğmenlere ‘’ Öndeki makineli tüfek benim. Yanındakiler size ait . Aman yiğitlerim, sakın ha boşa atış yapmayın. Haddini bildirelim şunlara. Ateş için benden emir bekleyin. B enim atışımla sizler harekete geçin. Aslanlarım güveniyorum sizlere dedi. Bir süre sonra İbrahim Çavuş ‘un ateşiyle ortalık mahşer yerine döndü. Düşmanın üzerine sürekli mermi yağıyordu.

EL ELE VERELİM , BİRLİK OLALIM

Daha fazla dayanacak gücü kalmayan düşman kaçmaya başladı. Köylüler sevinç içindeydi hemen seğmenlerin etrafını sardılar. Onlara ‘’ sağ olasınız yiğitler ! Allah gönderdi sizi bize. ‘’Gitmeyin burada kalın’’ dediler. İbrahim Çavuş ‘’ Düşmanı yurttan atmadan hiç birimize rahat yok. Bir olalım, el ele verelim. Gayri o zaman düşmanın hali haraptır’’ dedi. Köylülere kendilerini savunacak kadar silahla mermi bırakan İbrahim Çavuş ve seğmenler ele geçirilen cephaneyi alıp yola devam etti…..

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER